Vittorio De Sica, Roberto Rossellini ve Luchino Visconti ile birlikte İtalyan Yeni Gerçekçiliğinin temel yönetmenlerinden ve savaş sonrası dünya sinemasının en etkili isimlerinden biridir. Sinemaya yönetmenlikten önce tiyatro ve oyunculukla giren De Sica, 1930’larda İtalya’nın en popüler oyuncularından biri hâline geldi. Yönetmenliğinin ilk döneminde daha geleneksel komediler çektikten sonra senarist Cesare Zavattini ile kurduğu uzun soluklu işbirliği sinemasının yönünü değiştirdi. I bambini ci guardano ile belirginleşen toplumsal gerçekçi yaklaşımı, savaş sonrasında Sciuscià, Ladri di biciclette ve Umberto D. ile İtalyan Yeni Gerçekçiliğinin en güçlü örneklerini ortaya çıkardı. Stüdyo sinemasından uzaklaşarak savaşın ardından yoksullaşmış İtalya’nın sokaklarını, işsizlerini, çocuklarını ve yaşlılarını filmlerinin merkezine taşıdı.
Yönetmenin sinema dili; gerçek mekânlar, profesyonel olmayan oyuncular, gündelik yaşamdan alınan olaylar ve sıradan insanların ekonomik koşullar karşısındaki mücadelesiyle tanınır. De Sica ile Zavattini, büyük dramatik olaylar yerine gündelik hayatın görünüşte önemsiz anlarından toplumsal gerçekliği açığa çıkaran bir anlatı geliştirdiler. Ladri di biciclette’de işini sürdürebilmesi için bisikletine ihtiyaç duyan bir babanın arayışını savaş sonrası Roma’daki işsizlik ve yoksullukla birleştirirken, Umberto D.’de emekli bir memurun yalnızlığı üzerinden yaşlılık, onur ve toplumsal dışlanmayı ele aldı. Karakterlerine melodramatik bir duyarlılıkla yaklaşmasına rağmen onların sorunlarını bireysel talihsizliklerden çok içinde yaşadıkları ekonomik ve toplumsal düzenle ilişkilendirdi.
Sciuscià, Ladri di biciclette, Miracolo a Milano, Umberto D. ve Il giardino dei Finzi Contini, yönetmenin sinema anlayışının farklı dönemlerini en güçlü biçimde ortaya koyan filmler arasında yer alır. Miracolo a Milano ile Yeni Gerçekçiliğin toplumsal gözlemini masalsı ve fantastik unsurlarla birleştiren De Sica, 1950’lerin sonlarından itibaren Sophia Loren ve Marcello Mastroianni gibi yıldızlarla daha geniş ölçekli yapımlara yöneldi. Buna rağmen La ciociara ve Il giardino dei Finzi Contini gibi filmlerinde savaşın bireyler üzerindeki etkisini işlemeyi sürdürdü. Sciuscià, Ladri di biciclette, Ieri, oggi, domani ve Il giardino dei Finzi Contini ile dört kez Akademi tarafından ödüllendirilen De Sica, Yeni Gerçekçiliğin gündelik yaşamı ve sıradan insanı merkeze alan yaklaşımının dünya sinemasına yayılmasında belirleyici rol oynadı.
Ödüller ve Adaylıklar (14)
- Akademi Ödülleri
- Onur Ödülü – Sciuscià (1948)
- Onur Ödülü – Ladri di biciclette (1950)
- Cannes Film Festivali
- Altın Palmiye – Miracolo a Milano (1951)
- Berlin Film Festivali
- Altın Ayı – Il giardino dei Finzi Contini (1971)
- Akademi Ödülleri
- En İyi Yabancı Dilde Film – Ieri, oggi, domani (1965)
- En İyi Yabancı Dilde Film – Il giardino dei Finzi Contini (1972)
- David di Donatello
- En İyi Yönetmen – Il giardino dei Finzi Contini (1971)
- National Board of Review
- En İyi Yönetmen – Ladri di biciclette (1949)
Atölyelerimi Keşfet
Film okuma atölyelerim ve kayıtlarım hakkında daha fazla bilgi almak ister misin?
