Robert Bresson
Robert Bresson, oyunculuk, kurgu, ses ve görüntü arasındaki geleneksel ilişkileri radikal biçimde yeniden düşünerek modern sinemanın gelişiminde belirleyici rol oynayan Fransız yönetmenlerden biridir. Sinemaya yönelmeden önce resimle ilgilenen Bresson, ilk kısa filmi Les Affaires publiques’in ardından 1940’larda uzun metraj yönetmenliğine başladı. Les Anges du péché ve Les Dames du Bois de Boulogne gibi ilk filmlerinde profesyonel oyuncularla çalışsa da Journal d’un curé de campagne sonrasında giderek klasik dramatik sinemadan uzaklaştı. Un condamné à mort s’est échappé ile Cannes’da En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan Bresson, Fransız Yeni Dalgası’nın ortaya çıkışından önce geliştirdiği bağımsız estetik anlayışıyla François Truffaut, Jean-Luc Godard ve Jacques Rivette gibi Cahiers du cinéma çevresindeki genç yönetmenler üzerinde güçlü bir etki yarattı.
Yönetmenin sinema dili; profesyonel olmayan ve “model” adını verdiği oyuncular, kontrollü jestler, parçalı beden görüntüleri, dışarıda gerçekleşen olayları düşündüren sesler ve dramatik ifadeden bilinçli biçimde arındırılmış performanslarla tanınır. Bresson, tiyatroya benzeyen geleneksel sinemadan ayrılmak amacıyla kendi yaklaşımını “sinematograf” olarak adlandırdı. Oyuncularından rol yapmalarını değil, sözleri ve hareketleri tekrarlar aracılığıyla mümkün olduğunca mekanik biçimde gerçekleştirmelerini istedi. Suçluluk, özgür irade, inanç, yalnızlık, kefaret ve insanın maddi dünya içindeki tutsaklığı filmlerinde tekrar eden meselelerdir. Görüntünün göstermediğini sesle, sesin açıklamadığını ise kurgu ve kadraj dışıyla düşündürerek son derece ekonomik bir anlatım geliştirdi.
Journal d’un curé de campagne, Un condamné à mort s’est échappé, Pickpocket, Au hasard Balthazar, Mouchette ve L’Argent, yönetmenin sinema anlayışının farklı dönemlerini en güçlü biçimde ortaya koyan filmler arasında yer alır. Dostoyevski, Georges Bernanos ve Tolstoy gibi yazarların yapıtlarından beslenen Bresson, edebî metinleri geleneksel uyarlama anlayışıyla yeniden üretmek yerine onları kendi sinematografik yöntemine göre dönüştürdü. 1975’te yayımladığı Notes sur le cinématographe ile sinema anlayışını kuramsal olarak da ortaya koydu. Andrey Tarkovski’den Michael Haneke’ye, Paul Schrader’dan Aki Kaurismäki’ye kadar farklı kuşaklardan yönetmenleri etkileyen Bresson, az sayıdaki filmiyle görüntünün azaltılması ve sesin bağımsızlaştırılması üzerine kurulu, sinema tarihinin en ayırt edici auteur üsluplarından birini oluşturdu.
Ödüller ve Adaylıklar (16)
- Venedik Film Festivali
- Uluslararası Eleştirmenler Ödülü – Journal d’un curé de campagne (1951)
- Cannes Film Festivali
- En İyi Yönetmen – Un condamné à mort s’est échappé (1957)
- Venedik Film Festivali
- Jüri Özel Ödülü – Mouchette (1967)
- Berlin Film Festivali
- OCIC Ödülü – Une femme douce (1969)
- Cannes Film Festivali
- Jüri Büyük Ödülü – Lancelot du Lac (1974)
- Berlin Film Festivali
- Gümüş Ayı – Jüri Özel Ödülü – Le Diable probablement (1977)
- Cannes Film Festivali
- Büyük Yönetmenlik Ödülü – L’Argent (1983)
- Venedik Film Festivali
- Yaşam Boyu Başarı Altın Aslanı (1989)
Atölyelerimi Keşfet
Film okuma atölyelerim ve kayıtlarım hakkında daha fazla bilgi almak ister misin?
