Pier Paolo Pasolini

« Tüm Yönetmenler

Pier Paolo Pasolini

Doğum Yeri Bologna, İtalya
Ülke İtalya
Pier Paolo Pasolini

Pier Paolo Pasolini, şiir, edebiyat, Marksist düşünce, din ve antropolojiyi sinemayla buluşturarak savaş sonrası İtalyan kültürünün en özgün ve tartışmalı yönetmenlerinden biri hâline gelen şair, yazar ve sinemacıdır. Bologna Üniversitesi’nde edebiyat eğitimi alan Pasolini, sinemaya geçmeden önce şiirleri ve romanlarıyla tanındı; özellikle Roma’nın yoksul banliyölerinde yaşayan alt sınıfları konu alan Ragazzi di vita ve Una vita violenta ile dikkat çekti. Federico Fellini’nin Le notti di Cabiria gibi filmlerinde senaryo çalışmalarına katıldıktan sonra ilk uzun metrajı Accattone ile yönetmenliğe başladı. İtalyan Yeni Gerçekçiliğinin sokaklara ve alt sınıflara yönelen mirasını devralmasına rağmen bu gerçekliği dinsel ikonografi, şiirsel anlatım ve bilinçli biçimsel arkaizmle dönüştürerek kendine özgü bir sinema dili geliştirdi.

Yönetmenin sinema dili; profesyonel olmayan oyuncular, gerçek mekânlar, frontal kompozisyonlar, kutsal resimleri hatırlatan kadrajlar ve yüksek kültür ile halk kültürünün bilinçli biçimde yan yana getirilmesiyle tanınır. Pasolini, sinemayı gerçekliğin yalnızca temsili değil, doğrudan doğruya “gerçekliğin dili” olarak düşünür ve geliştirdiği “şiir sineması” kavramıyla klasik anlatının nesnel görünümünün arkasında yönetmenin öznel üslubunu görünür kılmaya çalışır. Accattone ve Mamma Romada Roma’nın alt-proletaryasını Bach’ın müziği ve dinsel imgelerle bir araya getirirken, Il Vangelo secondo Matteoda İsa’nın yaşamını profesyonel olmayan oyuncular ve yalın bir görsel anlatımla yeniden kurar. Din, sınıf, cinsellik, beden, kutsallık, tüketim toplumu ve iktidarın birey üzerindeki tahakkümü filmografisi boyunca tekrar eden temel meselelerdir.

Accattone, Mamma Roma, Il Vangelo secondo Matteo, Teorema, Medea ve Salò o le 120 giornate di Sodoma, yönetmenin sinema anlayışının farklı dönemlerini en güçlü biçimde ortaya koyan filmler arasında yer alır. Il Decameron, I racconti di Canterbury ve Il fiore delle Mille e una notte ile oluşturduğu “Hayat Üçlemesi”nde bedeni ve cinselliği modern tüketim kültürüne karşı yaşamsal bir güç olarak ele alan Pasolini, daha sonra bu filmlerin tüketim sistemi tarafından özümsendiğini düşünerek kendi üçlemesini reddetti. Son filmi Salòda Marquis de Sade’ın metnini faşist İtalya’ya taşıyarak bedenin iktidar tarafından bütünüyle denetlendiği son derece karanlık bir politik alegori kurdu. 1975’te öldürülen Pasolini, sinema ile teorik düşünceyi sürekli ilişkilendiren yapıtlarıyla Avrupa modernist sinemasının en radikal figürlerinden biri olarak kalmıştır.

Ödüller ve Adaylıklar (16)
  • Venedik Film Festivali
  • Özel Jüri Ödülü – Il Vangelo secondo Matteo (1964)
  • Venedik Film Festivali
  • OCIC Ödülü – Il Vangelo secondo Matteo (1964)
  • Cannes Film Festivali
  • Altın Palmiye Adaylığı – Uccellacci e uccellini (1966)
  • Venedik Film Festivali
  • Volpi Kupası – Teorema / Laura Betti (1968)
  • Berlin Film Festivali
  • Altın Ayı – Il Decameron (1971)
  • Berlin Film Festivali
  • Gümüş Ayı – Jüri Büyük Ödülü – I racconti di Canterbury (1972)
  • Cannes Film Festivali
  • Büyük Ödül – Il fiore delle Mille e una notte (1974)
  • Berlin Film Festivali
  • Onursal Altın Ayı (ölümünden sonra, retrospektif bağlam)
Sine Sayko

Atölyelerimi Keşfet

Film okuma atölyelerim ve kayıtlarım hakkında daha fazla bilgi almak ister misin?

Katıl →